Eğitmen
Hasret Kaya
Eğitmen portresi
Mersin’de kalıcı makyaj ve cilt bakımı uyguluyorum. Eğitim vermeye, bana “nasıl yapıyorsun” diye soran meslektaşlarım arttıkça başladım — ve bir süre sonra fark ettim ki asıl sorun tekniği bilmemek değil, karar veremiyor olmak.
Piyasada iki günde sertifika dağıtan çok yer var. Oradan çıkan kişi makineyi tutmayı öğreniyor ama yağlı cilde microblading yapmaması gerektiğini bilmiyor. Sonra o kaşlar düzeltilmek üzere bana geliyor. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, eğitimin başına teoriyi koymak.
Öğretirken en çok üzerinde durduğum şey “hayır” diyebilmek. Her isteyene her işlemi yapmak iyi uygulayıcı olmak değil; işini bilmemek. Uygun olmayan bir vakayı geri çevirebilmek, bu mesleğin en zor ve en önemli parçası.
Ve öğretmek tek yönlü değil: eğitimden çıkan kişilerin ilk vakalarında yaşadıkları, benim de anlatım şeklimi değiştiriyor. Bu yüzden eğitim sonrası destek bir “ekstra” değil, sürecin parçası.
Öğretme Felsefesi
Dört ilke
Teori olmadan teknik olmaz
Cildin nasıl davrandığını bilmeden makine tutmak, haritasız araba kullanmak gibi. Gidersiniz ama nereye varacağınız belli değil.
Az kişi, çok temas
Kalabalık sınıfta kimse öğrenemez. Eğitmenin her katılımcının elinin üzerinde ayrı ayrı durabilmesi gerekir.
Gerçekçi beklenti
Eğitim sonunda usta olmayacaksınız — sağlam bir temele ve doğru alışkanlıklara sahip olacaksınız. Bunu baştan söylüyorum.
Kapı kapanmaz
Eğitim bitince ilişki bitmiyor. İlk vakalarınızda takıldığınızda yazabilirsiniz; asıl öğrenme orada oluyor.